Milli Eğitim Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin 9-20 Kasım 2026'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde, Bakanlık iklim değişikliğiyle mücadeleyi eğitim sisteminin odağına taşıdı; ilkokul ve ortaokullarda "Çevre Eğitimi ve İklim Değişikliği" dersi seçmeli ders olarak okutulmaya başlandı ve OECD'nin PISA 2025 araştırmasında Türkiye öğrencilerinin çevre bilimi alanında OECD ortalamasının üzerinde puan aldığı belirlendi.
İklim Değişikliği Eylem Planları kapsamında hazırlanan derste öğrencilere günlük hayattaki üretim ve tüketim dengesi, sera gazları, küresel ısınma, asit yağmurları, ozon tabakasının incelmesi ve afetler gibi konular işleniyor. Bakanlık ayrıca Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin "Köklerden Geleceğe" anlayışı doğrultusunda "Yeşil Vatan - Benim Okulum Geleceğe Çare" adlı etkinlikleri de okullarda uyguluyor; bu etkinlikler her ay belirlenen farklı temalar üzerinden yürütülüyor.
PISA 2025'te Türkiye nasıl bir sonuç aldı?
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) düzenlediği Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025'te ilk kez ayrı bir başlık olarak ele alınan çevre bilimi alanında Türkiye 494 ortalama puan aldı. Bu puan, 480 olan OECD ortalamasının üzerinde kaldı. Türkiye, değerlendirmeye katılan 85 ülke arasında 17'nci, 38 OECD ülkesi arasında ise 12'nci sırada yer aldı. Çevre bilimi alanında en az temel yeterlik düzeyine ulaşan öğrenci oranı Türkiye'de yüzde 80 olurken bu oran OECD ortalamasında yüzde 73,7 olarak hesaplandı.
Araştırmada öğrencilerin çevresel sorunlara ilişkin tutum ve beklentileri de ölçüldü. Türkiye, çevre farkındalığı endeksinde 0,39 değerine ulaşarak -0,14 olan OECD ortalamasının üzerinde çıktı. Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 78,5'i ileride çevrenin korunmasına katkı sağlayacak bir meslek edinmek istediğini belirtti; bu oran OECD ülkelerinde ortalama yüzde 61,6'da kaldı.
Okullardaki çevresel olanaklar ne düzeyde?
PISA 2025, okullarda öğrencilere sunulan çevresel öğrenme olanaklarını da değerlendirdi. Türkiye bu alanda 0,54 değerine ulaşarak 0,01 olan OECD ortalamasının oldukça üzerinde yer aldı. Araştırmaya göre Türkiye'deki öğrencilerin yüzde 99,2'si okullarındaki geri dönüşüm programlarına, yüzde 99,5'i ise doğal afetlerden etkilenen insanlara destek faaliyetlerine katılım gösterdi.
Milli Eğitim Bakanlığı, bulguları COP31 sürecine hazırlık kapsamında yürüttüğü eğitim politikalarının bir göstergesi olarak değerlendirdi. Bakanlık, iklime dayanıklı eğitim sistemlerinin geliştirilmesi, öğretmenlerin bu alanda güçlendirilmesi, iklim okuryazarlığı ve yeşil becerilerin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaların COP31'e kadar sürdürüleceğini açıkladı.
Kaynak: Milli Eğitim Bakanlığı
