İçeriğe geç
CANLI --:-- Cuma, 06 Kasım 2026
–°
Samsun Hava durumu –° Dolar 50,15 0,23% Euro 56,09 0,43% Gram Altın 6.572 0,69% Bitcoin 76.041$ 0,13% BİST 100 11.393 0,53% Brent 98,51$ 0,22%
Tekkeköy'de 93 yaşındaki Celal Çalışkan'ın 24 yıllık vefa hikayesi
Fotoğraf: Gazete Arena

Tekkeköy'de 93 yaşındaki Celal Çalışkan'ın 24 yıllık vefa hikayesi

Samsun'un Tekkeköy ilçesinde yaşayan 93 yaşındaki Celal Çalışkan, 24 yıl önce vefat eden eşinin vasiyeti üzerine evinin avlusuna mezarlık yaptırdı; iki yıl önce kaybettiği oğlunu da eşinin yanına defnetti.

Samsun'un Tekkeköy ilçesine bağlı Kışla köyünde yaşayan 93 yaşındaki Celal Çalışkan, 24 yıl önce beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybeden eşinin vasiyeti üzerine evinin avlusuna küçük bir mezarlık yaptırdı. Gazete Arena'nın haberine göre, yaklaşık 60 yıldır aynı evde yaşayan Çalışkan, özellikle yaz akşamlarında eşinin mezarı başında oturup onunla sohbet ediyor; mezarlığın gece karanlıkta kalmaması için de mezar başına lamba taktırdı.

Mezarlık nasıl yaptırıldı?

Çalışkan, eşiyle birlikte yıllarca ziraatle uğraştıklarını ve hayatlarının büyük bölümünü evlerinin avlusunda geçirdiklerini anlattı. Bir gün ağacın altında kahvaltı yaparlarken eşinin kendisine "Seninle bir ömrü bu avluda geçirdik. Beni de bu avluya defnedersin" dediğini aktaran Çalışkan, bu sözleri vasiyet olarak kabul ettiğini belirtti. Eşinin vefatının ardından bu isteği yerine getirmek için evinin önüne mezarlık yaptırdığını, yapım için o dönemin parasıyla 150 bin lira ödediğini söyledi.

Oğlunu da annesinin yanına mı defnetti?

Çalışkan, eşinin ardından yaklaşık 2 yıl önce 57 yaşındaki oğlunu da kaybetti. Oğlunun hastanede tedavi gördüğü sırada ölümünü hissettiğini ve kendisinden mezarını kazmasını istediğini anlatan Çalışkan, kefen parasını da önceden hazırladığını belirtti. Oğlunu annesinin yanına defnettiren Çalışkan, "Allah kimseye evlat acısı göstermesin" dedi. Eşinin vasiyeti üzerine yaptırılan mezarlık, oğlunun da buraya defnedilmesiyle aile kabristanlığına dönüştü. Çalışkan, eşinin ve oğlunun mezarlarının yanına kendi mezarını da hazırlattı; mezar taşını yaptırdığını ancak henüz hayatta olduğu için ölüm tarihini yazdırmadığını söyledi.

Jandarma üniformasını neden giyiyor?

Çevresindeki insanların kendisine "Gazi" diye hitap ettiğini ancak gazi olmadığını vurgulayan Çalışkan, soyunun Osmanlı'ya dayandığını öne sürdü. "Ben yalan konuşmayı sevmem. Gazi değilim. Soyum Osmanlı'ya dayanıyor. Büyük dedem Osmanlı Hükümeti'nin öz kardeşiydi. Bu köyü inşa eden de benim dedemdir" diyen Çalışkan, askerliğini tamamladıktan sonra 3 yıl jandarma komandosu olarak görev yaptığını, ardından polisliğe atandığını ancak babasının isteği üzerine mesleği bıraktığını anlattı. Günlük yaşamında eski jandarma üniformalarını andıran kıyafetler giydiğini söyleyen Çalışkan, bu tercihini geçmişine ve komando yıllarına duyduğu bağlılıkla açıkladı. "Kendimi bu kıyafetlerin içinde genç ve dinç hissediyorum. Komando geçmişimi ve tarihi yaşatmayı sevdiğim için böyle giyiniyorum" dedi.

Kaynak: Gazete Arena

İlginizi Çekebilir