Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesi sona erdiğinde en sık yaşanan anlaşmazlıklardan biri olan depozito konusunda 2025 ve 2026 tarihli kararlarıyla emsal oluşturdu. Samsun Gazetesi'nin aktardığına göre, dairenin kararları hem ev sahibinin güvence bedelini hangi şartlarda elinde tutabileceğini hem de taşınmaz satıldığında depozitonun kim tarafından iade edileceğini netleştirdi.
Ev sahibi depozitoyu keyfi kesebilir mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 23 Eylül 2025 tarihli kararına göre, ev sahibinin güvence bedelini iade etmemesi için kiracıdan kaynaklanan, somut ve ispatlanabilir bir alacağının bulunması gerekiyor. Kiracının eve zarar verdiği veya kirasını ödemediği yönündeki genel bir iddia tek başına yeterli sayılmıyor; ev sahibinin zararın gerçekten oluştuğunu, bu zararın kiracının kusurundan kaynaklandığını ve tutarını somut biçimde ortaya koyması isteniyor.
Türk Borçlar Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca kiracı, taşınmazın sözleşmeye uygun kullanımından doğan olağan eskime ve yıpranmadan sorumlu tutulamıyor. Bu nedenle duvar boyasının zamanla solması veya zeminde oluşan normal aşınma tek başına depozitodan kesinti gerekçesi yapılamıyor. Buna karşılık kırık kapı, hasarlı dolap gibi olağan kullanımı aşan zararlarda kiracının kusuru söz konusuysa kesinti yapılabiliyor.
Kanunun 335. maddesi ise ev sahibine taşınmazı teslim alırken inceleme ve tespit ettiği eksiklikleri gecikmeden bildirme yükümlülüğü getiriyor. Normal bir incelemede fark edilebilecek bir zarar zamanında bildirilmezse kiracının bu zarardan sorumluluğu ortadan kalkabiliyor.
Ev satılırsa güvence bedeli kime kalır?
Dairenin 12 Mayıs 2026 tarihli başka bir kararında ise satılan taşınmazlarda depozitonun akıbeti ele alındı. Davaya konu olayda kiracı, eski ev sahibine 300 dolar depozito ödemiş, taşınmaz daha sonra başka bir kişiye satılmış ancak güvence bedeli kiracıya iade edilmemişti. Yargıtay, eski malikin depozitoyu yeni malike devrettiğini ispatlaması gerektiğine hükmetti. Bu devir ispatlanamazsa iade yükümlülüğünün eski malik üzerinde devam edebileceği belirtildi.
Türk Borçlar Kanunu'nun 342. maddesine göre parasal güvence bedelinin, ev sahibinin onayı olmadan çekilemeyecek şekilde vadeli bir tasarruf hesabına yatırılması gerekiyor. Sözleşme sona erdikten sonra üç ay içinde ev sahibi kiracıya karşı dava veya icra takibi başlattığını bankaya bildirmezse banka, kiracının talebi üzerine bedeli iade edebiliyor. Ancak depozitonun doğrudan elden veya farklı bir yolla ödendiği durumlarda bu üç aylık banka mekanizması işlemediğinden, her kiracının üç ay beklemek zorunda olduğu yönünde genel bir kural bulunmuyor.
Depozitosunu alamayan kiracı ne yapmalı?
Samsun Gazetesi'nin haberinde, depozitosunu geri alamayan kiracıların kira sözleşmesi, ödeme dekontları, anahtar teslim tutanağı ve taşınmazın son halini gösteren fotoğraf ya da videoları saklamasının önem taşıdığı vurgulandı. Uyuşmazlığın çözülememesi halinde kiracı icra takibi başlatabiliyor veya alacak davası açabiliyor. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmesi de gerekiyor.
Kaynak: Samsun Gazetesi
